Araba kullananlar sabahları dikiz aynasını az da olsa yukarı kaldırma ihtiyacı duyarlar. Bunun sebebi tıp otoritelerine göre boyumuzun sabahları -milimetrik ölçülerde de olsa- biraz uzamasıdır. Nedeni:  iskeletimizin ana yapısı olan omurgamızın, birbirine bağlı iki tane “S” harfi şeklinde yapısı olan; toplam 7 boyun (cervical), 12 göğüs (thorakal), 5 bel (lomber) ve birbirine kaynamış bir kemik halinde bulunan 5 kuyruk sokumu (sacral) omuru arasında bulunan, tavla puluna benzeyen, ancak ondan farklı olarak ortadaki çukurların dışarıya doğru şişkinlik olarak değiştiği, kıkırdak yapısındaki disklerdeki şişkinliktir.

 

Diskler omurları birbirinden ayıran ve hareket sırasında oluşan şoku emen yapılardır. Her birinde süngerimsi bir merkez (nükleus) ve onu çevreleyen bir dış çember (anulus) vardır. Nükleus içindeki sıvı omurganızın hareket etmesini sağlar ve size hareket sırasında esneklik kazandırır. Ne kadar hareket ettiğinize bağlı olarak disklerinizin kuvveti ve esnekliği gün içinde değişmektedir. Uyurken nükleus sıvı ile dolar ve etrafındaki çember (anulus) üzerine baskı yapar. Sabah uyandığınızda anulus sıkıdır ve daha az esnektir. Bu nedenle sabah yapılan ani ve zorlayıcı hareketler yaralanmalarla sonuçlanabilir. Gün boyunca sıvı nükleusun dışına itilir ve hareket ettiğiniz sürece diski besler. Akşam anulus daha esnektir ve bu dönemde yaralanmalara daha seyrek rastlanır. Belli ki, iş kazalarının sabahın ilk saatlerinde daha sık gerçekleşmesinin bir nedeni de budur…

 

Bel ağrısının tüm hastalık izinleri içindeki payı yaklaşık %15’dir. İş gücü kayıplarının da %85’ini kronikleşen, kalıcı hale gelen bel ağrıları oluştururlar. En sık L4 ve L5 bel omurları arasında (ikinci sıklıkta L3-4 ve sonra da boyun omurlarında) kontrolsüz zorlayıcı ağır kaldırma ile gerçekleşen diskin fıtıklaşmasından korunmak için düzenli egzersiz ve spor yaparak, omurgayı destekleyen kasları güçlü tutmak bu yüzden çok önemlidir.

 

Ayaklar sabit iken elde ağırlıkla belden dönmek ve tekrarlayan hareketler de bel için zorlayıcıdırlar. Ağırlık taşırken, iş yerinde ve günlük hayatta, taşınan yükün vücuda yakın tutulması çok önemli ve gereklidir. Çünkü kollar ileriye uzatılarak taşınan bir ağırlığın bele yansıttığı yük, kaldıraç etkisi ile taşınan ağırlığın on katına  (x10) eşittir. Bu yüzden bebeğin/çocuğun büyüdükçe ağırlaşması ile anneler sıklıkla –özellikle çocuğu yatağa yatırıp kaldırırken- kollarını uzatarak kaldırma/indirme hareketini yaptığı için fıtık olmaktadırlar.

 

Yine birçok kişi yanlış oturma pozisyonu sebebi ile boyun ve sırt ağrılarından yakınmaktadır. Bunun da sebebi; dik oturduğumuzda, yaklaşık 5,5-6 kilogram olan kafamızın ağırlığının, omurgaya hissettirmeden dağılırken; öne eğik oturduğumuzda –yine kaldıraç etkisiyle- kafanın bu ağırlığının sırta 15-20 kilogram yük uygulamasıdır. Bunun sonucu olarak boyun ve sırtta kalıcılaşan, halk arasında kulunç da denen, kas spazm ve ağrıları oluşmaktadır. Erken müdahale edilmez ve gerekli hallerde fizik tedavi uygulanmaz ise, “ne öldüren-ne güldüren” bu tablo, kasları saran zarların mikropsuz iltihabı diye tariflenebilecek “fasiit” tablosuna yol açarak çok can sıkıcı olabilir.

 

Bu yüzden dik ve düzgün oturun!

 

Belinizi destekleyin, boynunuzu uygun pozisyonda tutabilmek için, bilgisayar monitörünüzün üst kenarını göz seviyeniz hizasına ayarlayın! Gün boyu laptop ile çalışıyorsanız, aynı şeyi sandalyenizi alçaltma yolu ile gerçekleştiremiyorsanız, laptop’ınızı yükselterek sağlayın! Tabii bu durumda, masada duracak, el ve bilek ergonomik pozisyonunuzu zorlamayacak ayrı bir klavye temin etmek şartı ile…

 

Sağlıklı günler dileğiyle!

Dr. Suat Sarp

İş Hekimi