İş Sağlığı ve Güvenliği üzerine bir düşünce…

İş Sağlığı ve Güvenliği uygulamalarına büyük oranda herkesin bir kulak aşinalığı vardır. Bir şekilde her zaman hayatımızda olan bu terimler, hiç şüphesiz ki insanın olduğu her zaman diliminde ve mekanda olmaya devam edecektir.  

İş Sağlığı ve Güvenliği Uygulamaları, ilk bakışta işletmenin çalışanlarının Sağlığı ve Güvenliği üzerine tedbirlerin alınması, uygun koşulların sağlanması ve oluşabilecek risk ve kazaların en başında önlenmesi olarak görünse de, asıl amaç işletme çatısı altında bulunan ve orada oluşabilecek acil durumlardan ve risklerden zarar görebilecek herkes için bu çalışmaların yürütülmesidir.

Bu yüzden İş Sağlığı ve Güvenliği uygulamalarının hassasiyetinin ve öneminin ve İş Sağlığı ve Güvenliğinin eksikliğinden kaynaklanan kazalarda ölümlerin ve yaralanmaların varlığının farkına varılmalıdır.

Kaza köken olarak sinsi bir olaydır. Beklenmedik anı kollar ve kendini bütün dehşetiyle gösterir.  Peki, yaşanan kazalar hayatımızın bir parçası mı? Kaderimiz mi?

Bizler Türkiye’de yaşanan iş kazalarının %99’unun engellenebilir olduğunu düşünüyoruz. Çünkü yaşadığımız ve tanık olduğumuz tecrübelerden yola çıkarak da kökeninde ihmalin olduğunu kesin olarak söyleyebiliriz.  Yani riskin oluşması ve kazanın yaşanmasına kadar olan süreçte atılacak doğru bir adım bu kötü senaryoyu iyiye çevirebilir.  

Hepimizin uzmanlık alanları var ve bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Peki, Ne için çalışıyoruz?

Çocuk? Aile? Yaşam? İhtiyaç? Gelecek?

Unutmayın ki, hiçbir aile bireyiniz bir tabak çorba için sizin zarar görmenizi istemez. Hiçbir eş sizin yokluğunuzda refah görmek istemez. Siz olmazsanız her gün yaşanılan bütün bu koşturmanın hiçbir anlamı kalmaz.

Bu yüzden Önlem alın! Uyarın! Müdahale edin!
 

İşlerinizde Sağlık, Güvenlik ve Kolaylık dileriz..